PsikofilolojiZihin · Dil · İnsan
Kaynak okuması 03 / İstanbul Tıp Fakültesi

Psikiyatri: klinik dili okumak

Görüşme, semiyoloji, psikoterapi ve etik: kaynak izli sekiz yazı ve 130 kavram.

30 Eylül 2026 · Seçilmiş 2009 kitap pasajlarından eğitim okuması. Güncel klinik inceleme tamamlanmış değildir; tanı, tedavi veya kişiye özel değerlendirme değildir.

Seçilmiş 2009 kitap pasajlarından eğitim okuması. Güncel klinik inceleme tamamlanmış değildir; tanı, tedavi veya kişiye özel değerlendirme değildir.

130 iki dilli terim ve sekiz Türkçe yazı. Seçki 10 bölümdeki pasajlardan hazırlanmıştır; 408 sayfalık kitabın tümünün güncel klinik incelemesi değildir. İngilizce tanımlar editoryal çeviridir.

Psikiyatri. Editörler: Işın B. Kulaksızoğlu, Raşit Tükel, Alp Üçok, İlhan Yargıç, Olcay Yazıcı. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Temmuz 2009. Üniversite yayın no. 4888; fakülte yayın no. 2009/1.

130 kavram ve kaynak izi

Hekim-hasta iletişimi Physician–patient communication

Tanı ve bakım sürecinde hekimle hastanın bilgi, beklenti ve duyguları paylaşarak ilişki kurması; kitap bu ilişkiyi ortak çalışma bağlamında ele alır.

An exchange of information, expectations and feelings between physician and patient, framed in the book as collaborative work.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 1, 9 · PDF s. 7, 15

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Biyopsikososyal yaklaşım Biopsychosocial approach

Kişinin biyolojik durumu, ruhsal yaşantısı ve toplumsal koşullarını etkileşim içinde değerlendiren yaklaşım.

An approach examining biological conditions, psychological experience and social circumstances in interaction.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 2, 255 · PDF s. 8, 246

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Hasta merkezli yaklaşım Patient-centred approach

Görüşmede hastanın hastalığı nasıl anlamlandırdığını, yaşamındaki etkilerini ve tercihlerini dikkate alan yaklaşım.

An approach attending to the patient's understanding of illness, its effects on life and personal preferences.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 8 · PDF s. 14

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Paternalistik ilişki modeli Paternalistic relationship model

Kitapta, hasta için en doğru kararı hekimin bildiği varsayımıyla otoritenin hekimde toplandığı ilişki modeli.

A relationship model in which authority rests with the physician on the assumption that the physician knows what is best for the patient.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 7 · PDF s. 13

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Bilgilendirici model Informative model

Hekimin seçeneklere ilişkin bilgiyi sunduğu, hastanın kendi değerlerine göre seçtiği müdahalenin uygulandığı ilişki modeli.

A model in which the physician supplies information and the patient chooses an intervention in accordance with personal values.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 7 · PDF s. 13

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Yorumlayıcı model Interpretive model

Hastanın değerlerini açıklığa kavuşturmasına ve bunlarla uyumlu seçenekleri belirlemesine yardım eden ilişki modeli.

A model helping patients clarify their values and identify options consistent with them.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 8 · PDF s. 14

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Uzlaşmacı model Deliberative model

Kitabın, sağlıkla ilgili değerlerin ve mevcut seçeneklerin birlikte tartışılmasını öne çıkaran hekim-hasta modeli.

The book's model emphasizing discussion of health-related values and available options.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 8 · PDF s. 14

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Karşılıklı katılım modeli Mutual participation model

Hekim ve hastanın tanı ve tedavi sürecindeki kararları birlikte ele aldığı ilişki modeli.

A relationship model in which physician and patient consider diagnostic and treatment decisions together.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 7 · PDF s. 13

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Etkin dinleme Active listening

Anlatılanı açıklığa kavuşturma, yansıtma, özetleme ve doğru anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol ederek dinleme.

Listening through clarification, reflection, summarizing and checking understanding.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 12, 13 · PDF s. 18, 19

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Empati Empathy

Karşıdaki kişinin bakış açısından duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışma ve bu anlayışı ona ifade etme.

Trying to understand another person's feelings and thoughts from their perspective and communicating that understanding.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 12 · PDF s. 18

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Sözlü iletişim Verbal communication

Kitabın kullanılan dil, ses tonu, vurgu ve geri bildirim üzerinden ele aldığı iletişim boyutu.

A dimension of communication discussed through language, tone, emphasis and feedback.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 9, 10 · PDF s. 15, 16

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Sözsüz iletişim Nonverbal communication

Yüz ifadesi, duruş, hareket ve mesafe gibi sözcük dışı öğelerin iletişimde taşıdığı bilgi.

Information conveyed through nonword features such as facial expression, posture, movement and interpersonal distance.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 9, 11 · PDF s. 15, 17

%7–%38–%55 oranları genel iletişim yasası olarak taşınmaz; D2 kapsam uyarısı ayrı tutulur.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Açık uçlu soru Open-ended question

Kişiye yaşantısını kendi ifadeleriyle anlatma alanı açan, tek bir kısa yanıtla sınırlanmayan soru biçimi.

A question format allowing people to describe experience in their own words rather than restricting them to a single brief answer.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 13 · PDF s. 19

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Görüşmede geri bildirim Feedback in an interview

Anlatılanın nasıl anlaşıldığını karşılıklı paylaşarak iletişimin doğruluğunu kontrol etme.

Sharing how a message has been understood to check communication between participants.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 13, 391 · PDF s. 19, 376

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikiyatrik görüşme bir soru listesi değildir

Kötü haber verme Breaking bad news

Kişinin geleceğine ilişkin değerlendirmesini olumsuz etkileyen bilgiyi, ne bildiği ve ne öğrenmek istediği gözetilerek iletme süreci.

Communicating information that adversely affects a person's view of the future while attending to what they know and wish to learn.

B3 · Bölüm 1 · basılı s. 16 · PDF s. 22

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Psikiyatrik muayene şeması Mental status examination framework

Kitabın bilişsel işlevler, duygulanım, hareket, bedensel işlevler ve sosyal-mesleki işlevselliği birlikte ele alan değerlendirme düzeni.

The book's assessment framework combining cognition, affect, movement, bodily functions and social and occupational functioning.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 19, 32 · PDF s. 24, 37

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Bilinç (klinik kullanım) Consciousness in clinical assessment

Semiyoloji bölümünde kişinin kendisinin ve çevresinin farkında olma derecesi olarak ele alınan işlev.

A function described in the semiology chapter as the degree of awareness of oneself and one's surroundings.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 20 · PDF s. 25

Bu kayıt klinik uyanıklık/farkındalık kullanımındadır; felsefi bilinç kavramıyla otomatik birleştirilmez.

Yönelim / oryantasyon Orientation

Kişinin zaman, bulunduğu yer ve çevresindeki kişilerle ilgili haberdarlığının değerlendirilmesi.

Assessment of a person's awareness of time, location and people around them.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 20 · PDF s. 25

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Tespit / kayıt belleği Registration memory

Kitapta yeni sunulan bilginin hemen ardından tekrar edilebilmesiyle değerlendirilen bellek boyutu.

A memory dimension assessed in the book through immediate repetition of newly presented information.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 21 · PDF s. 26

Kitabın muayene terminolojisi korunmuştur; güncel bellek sistemleriyle bire bir eşleme yapılmadı.

Anterograd amnezi Anterograde amnesia

Belleği etkileyen olaydan sonraki yeni bilgilerin öğrenilmesi ve hatırlanmasındaki güçlük.

Difficulty learning and recalling new information after the event affecting memory.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 21 · PDF s. 26

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Retrograd amnezi Retrograde amnesia

Belleği etkileyen olayın öncesine ait bilgileri anımsamada güçlük.

Difficulty recalling information acquired before the event affecting memory.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 22 · PDF s. 27

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Konfabülasyon Confabulation

Kitabın, hatırlanamayan olayların yerini anlatıların alması şeklinde açıkladığı bellekle ilgili olgu.

A memory-related phenomenon described in the book as narratives taking the place of events that cannot be recalled.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 22 · PDF s. 27

Kitaptaki “uydurmak” fiilinden bilinçli aldatma veya niyet sonucu çıkarılmadı.

Dikkat Attention

Zihinsel etkinliğin belli bir alana yöneltilmesi.

Directing mental activity toward a particular focus.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 22 · PDF s. 27

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Konsantrasyon Concentration

Kitabın dikkat yöneliminin sürdürülmesi olarak ayırdığı bilişsel işlev.

A cognitive function distinguished in the book as maintaining an attentional focus.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 22 · PDF s. 27

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Distraktibilite / çelinebilirlik Distractibility

Dikkatin yürütülen konudan dış uyaranlara kolayca kayması.

Attention shifting readily away from the current task or topic toward external stimuli.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 23 · PDF s. 28

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Hipervijilans Hypervigilance

Beklenen bir tehlikeye karşı çevredeki işaretlere yoğun biçimde dikkat kesilme.

Intensely monitoring environmental cues in anticipation of danger.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 23 · PDF s. 28

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Algı Perception

İçten ya da dıştan gelen uyaranların önceki deneyimlerle ilişkilendirilerek bilgiye dönüştürülmesi.

Transforming internal or external stimuli into information in relation to prior experience.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 23 · PDF s. 28

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Halüsinasyon / varsanı Hallucination

Kitabın, karşılık gelen dış uyaran bulunmadan ortaya çıkan algılama yaşantısı olarak tanımladığı olgu.

A perceptual experience described in the book as occurring without a corresponding external stimulus.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 23 · PDF s. 28

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Hipnogojik halüsinasyon Hypnagogic hallucination

Uykuya geçiş sırasında ortaya çıkan algılama yaşantısı; kitap bunu psikozla otomatik olarak eşitlemez.

A perceptual experience occurring during sleep onset, not automatically equated with psychosis in the book.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 23 · PDF s. 28

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Hipnopompik halüsinasyon Hypnopompic hallucination

Uyanma sırasında ortaya çıkan algılama yaşantısı; kitap uyku geçişi bağlamını ayrıca belirtir.

A perceptual experience during awakening, considered in the specific context of sleep transition.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 23 · PDF s. 28

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İllüzyon / yanılsama Illusion

Mevcut bir uyaranın olduğundan farklı algılanması veya yorumlanması.

Perceiving or interpreting an existing stimulus differently from what it is.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 24 · PDF s. 29

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Depersonalizasyon Depersonalization

Kişinin kendisini değişmiş veya kendisine yabancılaşmış gibi hissetmesi.

Feeling altered or estranged from oneself.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 24 · PDF s. 29

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Derealizasyon Derealization

Çevrenin ya da tanıdık insanların değişmiş, yabancı veya olağandışı hissedilmesi.

Experiencing surroundings or familiar people as altered, unfamiliar or unusual.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 24 · PDF s. 29

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Makropsi Macropsia

Nesnelerin gerçek boyutlarından daha büyük görünmesi.

Objects appearing larger than their actual size.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Mikropsi Micropsia

Nesnelerin gerçek boyutlarından daha küçük görünmesi.

Objects appearing smaller than their actual size.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Basınçlı konuşma Pressured speech

Karşıdakinin araya girmesini güçleştiren ölçüde hızlanmış ve artmış konuşma.

Increased, rapid speech that makes it difficult for another person to interrupt.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Ayrıntıcı konuşma Circumstantial speech

Konu korunurken gereksiz ayrıntıların anlatımı belirgin biçimde uzatması.

Speech that retains its topic while being prolonged by unnecessary detail.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Blokaj / düşünce blokajı Thought blocking

Konuşma veya düşünce akışının aniden kesilmesi ve önceki akışa geri dönmede güçlük.

Abrupt interruption of speech or thought with difficulty returning to the previous flow.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Neolojizm (semiyoloji) Neologism in psychopathology

Semiyoloji bölümünde yeni sözcükler oluşturma şeklinde ele alınan konuşma özelliği.

A speech feature described in the semiology chapter as forming new words.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Dilbilimdeki yaratıcı sözcük türetmeyle eşitlenmez; tek bir sözcük kullanımından tanı çıkarılamaz.

Perseverasyon Perseveration

Bir düşüncenin bağlama uygun düşmeyecek biçimde ısrarla yinelenmesi.

Persistent repetition of a thought in a way that is inappropriate to the context.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Klang çağrışım Clang association

Konuşmadaki bağlantıların anlamdan çok sözcüklerin ses benzerliğine dayanması.

Connections in speech being guided more by similarity of sound than by meaning.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Kelime salatası Word salad

Sözcüklerin anlamlı bir cümle bütünlüğü oluşturmadan yan yana gelmesi.

Words occurring together without forming a meaningful sentence.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25 · PDF s. 30

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Yandan konuşma Tangential speech

Soruyla bağlantılı bir alana geçilmesine karşın sorunun yanıtının verilmemesi.

Moving to a related topic without answering the question asked.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 25, 26 · PDF s. 30, 31

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Ekolali Echolalia

Bir başkasının söylediği sözlerin yinelenmesi.

Repetition of another person's spoken words.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 26 · PDF s. 31

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Konuşmanın fakirleşmesi Poverty of speech

Konuşma miktarının azalması ve yanıtların az sayıda sözcükle sınırlanması.

Reduced speech output, with responses limited to few words.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 26 · PDF s. 31

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Konuşma içeriğinde fakirleşme Poverty of content of speech

Konuşma miktarı yeterli olsa da belirsizlik veya yinelemeler nedeniyle az bilgi aktarılması.

Limited information being conveyed despite sufficient speech output, owing to vagueness or repetition.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 26 · PDF s. 31

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Obsesyon Obsession

Kitapta kişinin uzaklaştırmakta zorlandığı, yineleyici ve rahatsız edici düşünce veya dürtüler olarak ele alınır.

Recurrent, troubling thoughts or impulses that the person finds difficult to dismiss, as described in the book.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 27 · PDF s. 32

Kaynağın içgörüye ilişkin mutlak ifadesi tanı koşulu gibi taşınmadı; bu kısa kayıt tam ölçüt listesi değildir.

Kompulsiyon Compulsion

Kitabın obsesyonların yarattığı sıkıntıyı gidermek amacıyla yapılan eylemler olarak açıkladığı davranışlar.

Actions described in the book as being performed to relieve distress associated with obsessions.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 27 · PDF s. 32

Bu pasajın eylem odağı korunmuştur; zihinsel ritüelleri kapsayan daha geniş güncel tanım ayrıca kaynak gerektirir.

Yargılama Judgment

Bilgiler arasında mantıksal, nedensel ya da ilgili bağlantılar kurarak değerlendirme yapabilme.

Evaluating information by forming logical, causal or relevant connections.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 28 · PDF s. 33

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Soyut düşünce Abstract thinking

Benzerlikleri, farkları ve sınıflandırma ilişkilerini kavrayabilme yönüyle ele alınan düşünme işlevi.

Thinking considered through the ability to understand similarities, differences and classificatory relationships.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 28 · PDF s. 33

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Gerçeği değerlendirme Reality testing

Kitapta içsel yaşantıyla dışarıdaki uyaranı birbirinden ayırt edebilme yetisi olarak açıklanır.

An ability described in the book as distinguishing inner experience from external stimuli.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 28 · PDF s. 33

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Borderline tanısı ile kişilik örgütlenmesini ayırmak

İçgörü (rahatsızlığın farkındalığı) Clinical insight

Kitabın içgörünün ikinci anlamı olarak ayırdığı, kişinin yaşadığı rahatsızlığı fark edebilmesi.

Awareness of one's difficulties as an illness or disturbance, distinguished as a second meaning of insight in the book.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 28, 29 · PDF s. 33, 34

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

İçgörü (psikodinamik anlam) Psychodynamic insight

Kişinin davranışlarının arkasındaki bilinçdışı güdülenmeleri anlayabilme derecesi.

The degree to which a person understands unconscious motivations underlying behaviour.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 28, 29 · PDF s. 33, 34

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Duygudurum Mood

Kişinin belli bir zaman aralığına yayılan, süreklilik gösteren genel duygusal yaşantısı.

A person's general emotional experience extending across a period of time.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 29 · PDF s. 34

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Afekt / duygulanım Affect

Yaşantıya ve düşünceye eşlik eden, görüşmede dışarıdan gözlenebilen anlık duygusal görünüm.

The momentary, externally observable emotional expression accompanying experience and thought.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 29 · PDF s. 34

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Ötimi Euthymia

Kitabın belirgin duygudurum yükselmesi veya çökmesi bulunmaması olarak açıkladığı durum.

A state described in the book by the absence of marked mood elevation or depression.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 29 · PDF s. 34

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İrritabl duygudurum Irritable mood

Engellenmeye kolay öfkelenme ve çabuk sinirlenmenin öne çıktığı duygudurum.

A mood characterized by readiness to become angry or irritated by frustration.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 29 · PDF s. 34

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Değişken afekt Labile affect

Kitabın duygulanımda ani ve belirgin değişmeler olarak ele aldığı görünüm.

An emotional presentation described in the book as showing sudden, marked changes.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 30 · PDF s. 35

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Aleksitimi Alexithymia

Kendi duygularını fark etme ve onları tanımlamada yaşanan güçlük.

Difficulty recognizing and describing one's own feelings.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 30 · PDF s. 35

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Ambivalans Ambivalence

Aynı konuya ilişkin birbirine zıt duygusal yönelimlerin birlikte bulunması.

Coexistence of opposing emotional attitudes toward the same subject.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 30 · PDF s. 35

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Psikomotor yavaşlama Psychomotor slowing

Kitabın motor etkinliklerde azalma olarak anlattığı hareket yavaşlaması.

Slowing described in the book through a reduction in motor activity.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 30 · PDF s. 35

Kaynak başlığı “Retardasyon”dur; görünür etiket betimleyici Türkçeyle verilmiştir, kaynak terimi alias olarak saklanır.

Akatizi Akathisia

İçsel huzursuzluğa eşlik eden yerinde duramama ve hareket etme gereksinimi; kitap bunu ilaç etkileriyle de ilişkilendirir.

Inner restlessness accompanied by inability to remain still and an urge to move, also discussed in relation to medication effects.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 31 · PDF s. 36

İlaç kesme, değiştirme veya belirtiyi kendi kendine tanılama talimatı değildir.

Katapleksi Cataplexy

Kitabın duygusal uyaranlarla tetiklenebilen geçici kas tonusu kaybı olarak tanımladığı olgu.

A phenomenon described in the book as temporary loss of muscle tone that may be triggered by emotion.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 31 · PDF s. 36

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Sosyal ve mesleki işlevsellik Social and occupational functioning

Yaşanan güçlüklerin ilişkileri, sosyal katılımı ve çalışma yaşamını ne ölçüde etkilediğini değerlendirme alanı.

An assessment domain concerning the effects of difficulties on relationships, social participation and working life.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 32 · PDF s. 37

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Ruhsal gerekircilik Psychic determinism

Psikanalitik bölümde ruhsal olayların önceki olaylarla nedensel olarak belirlendiğini öne süren varsayım.

A psychoanalytic assumption proposing that mental events are causally determined by preceding events.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 34 · PDF s. 38

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

Birincil süreç Primary process

Kitabın psikanalitik çerçevesinde haz arayışı, yoğunlaştırma ve yer değiştirme gibi özelliklerle betimlenen işleyiş.

A mode of functioning described in the book's psychoanalytic framework through pleasure seeking, condensation and displacement.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 35 · PDF s. 39

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

İkincil süreç Secondary process

Psikanalitik çerçevede dış gerçekliği dikkate alarak dürtü doyumunu erteleyebilen zihinsel işleyiş.

Mental functioning described psychoanalytically as taking external reality into account and postponing drive satisfaction.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 35 · PDF s. 39

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Haz ilkesi Pleasure principle

Psikanalitik bölümde gerginliği azaltma, acıdan kaçınma ve haz aramaya yönelen işleyiş ilkesi.

A psychoanalytic principle of seeking pleasure and reducing tension while avoiding unpleasure.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 35 · PDF s. 39

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Gerçeklik ilkesi Reality principle

Haz arayışının dış dünyanın koşulları doğrultusunda ertelenmesi veya değiştirilmesini anlatan kuramsal ilke.

A theoretical principle describing postponement or modification of pleasure seeking in accordance with external conditions.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 35, 36 · PDF s. 39, 40

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Topoğrafik model Topographic model

Freud'un ruhsal süreçleri bilinç, önbilinç ve bilinçdışı sistemleriyle ele aldığı kuramsal düzen.

Freud's theoretical organization of mental processes into conscious, preconscious and unconscious systems.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 36 · PDF s. 40

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Önbilinç Preconscious

Kitabın, o anda bilinçte bulunmayan fakat dikkat ve çabayla bilince getirilebilen içeriklere verdiği ad.

The book's term for material not currently conscious but potentially accessible through attention and effort.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 36 · PDF s. 40

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Altbenlik / id Id

Yapısal kuramda dürtülerin ruhsal temsilcilerini içeren ve haz ilkesiyle açıklanan bileşen.

A component of structural theory containing mental representatives of drives and described through the pleasure principle.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 41 · PDF s. 45

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Benlik / ego Ego

Yapısal kuramda dürtülerle dış dünya arasında düzenleme ve aracılık işlevleriyle ele alınan bileşen.

A component of structural theory discussed through regulation and mediation between drives and the external world.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 41 · PDF s. 45

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Üstbenlik / süperego Superego

Yapısal kuramda içselleştirilmiş yasaklar, ahlaki değerler ve standartlarla ilişkilendirilen bileşen.

A component of structural theory associated with internalized prohibitions, moral values and standards.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 42 · PDF s. 46

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Bastırma Repression

Kitabın psikanalitik çerçevesinde, rahatsızlık yaratabilecek içeriğin bilinçten uzak tutulmasıyla açıklanan savunma.

A defence described in the book's psychoanalytic framework as keeping potentially distressing material out of consciousness.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 42, 43 · PDF s. 46, 47

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Baskılama Suppression

Rahatsız edici düşünce veya duyguları bilinçli olarak odağın dışına itme; kitap bunu bastırmadan ayırır.

Deliberately moving troubling thoughts or feelings out of focus, distinguished from repression in the book.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 44 · PDF s. 48

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Gerileme Regression

Zorlanma karşısında daha önceki gelişim dönemlerine özgü işleyişlere dönüşü anlatan psikodinamik kavram.

A psychodynamic concept describing a return to earlier developmental modes of functioning under strain.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 43 · PDF s. 47

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Yapma-bozma Undoing

Bir eylemin etkisini ikinci bir eylemle sanki gerçekleşmemiş gibi giderme girişimini anlatan savunma.

A defence described as attempting to cancel an action through a second action, as though the first had not occurred.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 43 · PDF s. 47

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Yalıtma Isolation of affect

Düşüncenin kendisine eşlik eden duygudan ayrılmasıyla açıklanan psikodinamik savunma.

A psychodynamic defence described through separation of an idea from its accompanying emotion.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 43 · PDF s. 47

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Bastırma ile baskılama neden aynı şey değildir?

Karşıt tepki oluşturma Reaction formation

Çatışan duygulardan birinin abartılı biçimde öne çıkarılarak karşıt yönelimin baskı altında tutulmasını anlatan savunma.

A defence in which one of two conflicting attitudes is exaggerated while its opposite is kept under pressure.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 43 · PDF s. 47

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Yer değiştirme Displacement

Psikanalitik anlatımda bir düşüncenin yoğunluğunun onunla bağlantılı başka bir düşünceye kayması.

In the psychoanalytic account, the intensity of an idea shifting to another associated idea.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 43, 44 · PDF s. 47, 48

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Ussallaştırma Rationalization

Gerçek güdülenmesi fark edilmeyen davranış veya duygulara mantıksal ya da kabul edilebilir bir açıklama getirme.

Providing a logical or acceptable explanation for behaviour or feelings whose underlying motivation is not recognized.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 44 · PDF s. 48

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Yüceltme Sublimation

Psikanalitik kuramda dürtülerin amaç veya nesnelerinin toplumsal olarak onaylanan etkinliklere yönelmesi.

A psychoanalytic concept describing redirection of drive aims or objects toward socially approved activities.

B3 · Bölüm 3 · basılı s. 44 · PDF s. 48

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

Panik atağı Panic attack

Kitabın ani başlayan yoğun korku ve bedensel-bilişsel belirtilerle anlattığı, farklı klinik durumlarda görülebilen atak.

An episode of abruptly arising intense fear with bodily and cognitive features, described as occurring in different clinical contexts.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 58, 61 · PDF s. 60, 63

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

İlgili yazılar: Panik atağı, panik bozukluğu ve kaçınma: üç ayrı düzey

Panik bozukluğu Panic disorder

Kitapta beklenmedik ve yineleyici panik atakları ile yeniden atak yaşama korkusunun öne çıktığı klinik tablo.

A clinical presentation described through recurrent unexpected panic attacks and fear of further attacks.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 58 · PDF s. 60

2009 anlatımıdır; DSM-IV ölçütleri güncel ölçüt gibi yayımlanmaz.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

İlgili yazılar: Panik atağı, panik bozukluğu ve kaçınma: üç ayrı düzey

Beklenti anksiyetesi Anticipatory anxiety

Bir panik atağının veya korkulan bir durumun yeniden yaşanacağı beklentisiyle ortaya çıkan kaygı.

Anxiety arising from anticipation of another panic attack or a feared situation.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 61, 73 · PDF s. 63, 75

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Panik atağı, panik bozukluğu ve kaçınma: üç ayrı düzey

Agorafobi Agoraphobia

Kitabın, sıkıntı yaşandığında kaçışın veya yardım almanın zor olacağı durumlardan korku ve kaçınma üzerinden ele aldığı kavram.

A concept discussed in the book through fear and avoidance of situations where escape or help may be difficult during distress.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 62 · PDF s. 64

Kitabın DSM-IV tanısal konumu tarihsel katmanda tutulur; güncel kod eşlemesi yapılmadı.

İlgili yazılar: Panik atağı, panik bozukluğu ve kaçınma: üç ayrı düzey

Felaketleştirerek yanlış yorumlama Catastrophic misinterpretation

Panik bozukluğunun bilişsel modelinde bedensel duyumların ağır bir tehlikenin işareti olarak yorumlanması.

In the cognitive model of panic, interpreting bodily sensations as signs of severe danger.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 59 · PDF s. 61

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Panik atağı, panik bozukluğu ve kaçınma: üç ayrı düzey

Sosyal anksiyete bozukluğu Social anxiety disorder

Kitapta başkalarınca olumsuz değerlendirilme veya küçük düşme korkusunun sosyal durumları kısıtlamasıyla ele alınan tablo.

A presentation discussed through social restriction related to fear of negative evaluation or humiliation.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 71, 73 · PDF s. 73, 75

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Panik atağı, panik bozukluğu ve kaçınma: üç ayrı düzey

Belirsizliğe tahammülsüzlük Intolerance of uncertainty

Kitabın yaygın anksiyete modellerinde belirsiz bilgi ve durumlara verilen bilişsel, duygusal ve davranışsal tepkilerle ele aldığı kavram.

A concept discussed in the book's models of generalized anxiety through cognitive, emotional and behavioural responses to uncertainty.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 67 · PDF s. 69

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Panik atağı, panik bozukluğu ve kaçınma: üç ayrı düzey

Tip 2 endişe / endişe hakkında endişe Type 2 worry / meta-worry

Kişinin kendi düşünme süreci hakkında kaygılanması ve bu süreci olumsuz değerlendirmesi.

Worry about one's own thinking processes and negative appraisal of those processes.

B3 · Bölüm 5 · basılı s. 67 · PDF s. 69

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Hipoaktif deliryum Hypoactive delirium

Deliryumun hareketlilik, konuşma ve uyanıklıkta azalmanın öne çıktığı, kitapta gözden kaçabileceği belirtilen görünümü.

A presentation of delirium with reduced activity, speech and alertness, noted in the book as liable to be missed.

B3 · Bölüm 14 · basılı s. 224 · PDF s. 217

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Hiperaktif deliryum Hyperactive delirium

Deliryumun belirgin hareketlilik, huzursuzluk ve dış uyarana artmış tepkiyle anlatılan görünümü.

A presentation of delirium described through increased motor activity, restlessness and responsiveness to external stimuli.

B3 · Bölüm 14 · basılı s. 224 · PDF s. 217

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Karma tip deliryum Mixed delirium

Aynı kişide hipoaktif ve hiperaktif görünümlerin değişerek ortaya çıkması.

Alternation of hypoactive and hyperactive presentations in the same person.

B3 · Bölüm 14 · basılı s. 224 · PDF s. 217

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Konsültasyon liyezon psikiyatrisi Consultation-liaison psychiatry

Psikiyatri ile diğer tıp alanları arasında, fiziksel hastalıkla ruhsal ve sosyal sorunların etkileşimini ele alan işbirliği alanı.

An area of collaboration between psychiatry and other medical specialties addressing interactions between physical illness and psychological and social problems.

B3 · Bölüm 16 · basılı s. 255, 256 · PDF s. 246, 247

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Psikosomatik tıp Psychosomatic medicine

Kitabın biyolojik, ruhsal ve sosyal süreçleri birlikte ele alan tıp yaklaşımıyla ilişkilendirdiği alan.

A field associated in the book with a medical approach considering biological, psychological and social processes together.

B3 · Bölüm 16 · basılı s. 255 · PDF s. 246

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Psikoonkoloji Psycho-oncology

Kitabın konsültasyon liyezon alanında kanserle birlikte ele alınan ruhsal sorunlara ayırdığı başlık.

The book's consultation-liaison domain concerning psychological problems associated with cancer.

B3 · Bölüm 16 · basılı s. 257 · PDF s. 248

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Sınır kişilik örgütlenmesi Borderline personality organization

Kitabın Kernberg çerçevesinde kimlik bütünleşmesi, savunmalar ve gerçeği değerlendirme üzerinden tanımladığı psikodinamik örgütlenme düzeyi.

A psychodynamic level of organization described through Kernberg's framework of identity integration, defences and reality testing.

B3 · Bölüm 20 · basılı s. 350 · PDF s. 337

Borderline kişilik bozukluğu tanısı ile eşanlamlı değildir; kuram içi örgütlenme düzeyidir.

İlgili yazılar: Borderline tanısı ile kişilik örgütlenmesini ayırmak

Kimlik bütünleşmesi Identity integration

Kernberg çerçevesinde kişinin kendilik ve önemli diğerlerine ilişkin temsillerini bütünlüklü biçimde bir arada tutması.

In Kernberg's framework, integrating representations of oneself and significant others into coherent wholes.

B3 · Bölüm 20 · basılı s. 350, 351 · PDF s. 337, 338

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Borderline tanısı ile kişilik örgütlenmesini ayırmak

Kimlik dağınıklığı Identity diffusion

Kitapta kendilik ve nesne tasarımlarının yeterince bütünleşmemiş olmasıyla açıklanan kuramsal kavram.

A theoretical construct explained through insufficient integration of self and object representations.

B3 · Bölüm 20 · basılı s. 350, 351 · PDF s. 337, 338

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Borderline tanısı ile kişilik örgütlenmesini ayırmak

Bölme Splitting

Kitabın psikodinamik anlatımında çatışan kendilik ve nesne temsillerini bir araya getirmek yerine ayrı tutan savunma.

A defence described as keeping conflicting self and object representations separate rather than integrating them.

B3 · Bölüm 20 · basılı s. 351, 352 · PDF s. 338, 339

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Borderline tanısı ile kişilik örgütlenmesini ayırmak

İlkel idealleştirme Primitive idealization

Kitaptaki kuramsal kullanımında, bir kişinin bazı özelliklerini bütünlüklü değerlendirme olmadan aşırı yüceltme.

In the book's theoretical usage, excessively idealizing selected qualities of another person without an integrated appraisal.

B3 · Bölüm 20 · basılı s. 352 · PDF s. 339

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Borderline tanısı ile kişilik örgütlenmesini ayırmak

Yansıtmalı özdeşim Projective identification

Kitabın, kişinin kabul edemediği yönlerini başkasına yüklemesiyle birlikte o kişiyi ilgili yönde hissetmeye veya davranmaya sevk etmesini ele alan kavramı.

A construct describing attribution of disowned aspects to another person together with interpersonal pressure toward corresponding feelings or behaviour.

B3 · Bölüm 20 · basılı s. 353 · PDF s. 340

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Borderline tanısı ile kişilik örgütlenmesini ayırmak

Psikoterapi Psychotherapy

Kitapta belirli bir kuramsal anlayışa dayanan, yöntemleri tanımlı ve planlı psikolojik yardım uygulaması olarak ele alınır.

A planned psychological intervention described as having specified methods and a theoretical basis.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 380 · PDF s. 365

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

Aktarım Transference

Psikodinamik bölümde geçmişte önemli kişilerle yaşanan ilişki ve duyguların terapi ilişkisine taşınması olarak açıklanır.

In the psychodynamic chapter, the carrying of feelings and relationship patterns involving significant people from the past into therapy.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 384 · PDF s. 369

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Terapi ilişkisinde güven: aktarım, mahremiyet ve onam

Karşı aktarım Countertransference

Kitabın dar anlamda terapistin geçmişinden gelen tepkileri, geniş anlamda ise danışanın terapistte uyandırdığı duygu ve yanıtları kapsayan kavramı.

A construct covering, narrowly, responses rooted in the therapist's past and, broadly, the feelings and responses evoked in the therapist by the patient.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 384, 385 · PDF s. 369, 370

Kuram içi anlatımdır; klinik nedensellik veya tedavi etkililiği doğrulaması değildir.

İlgili yazılar: Terapi ilişkisinde güven: aktarım, mahremiyet ve onam

Direnç (psikodinamik kullanım) Resistance in psychodynamic therapy

Kitabın değişim veya zorlayıcı duygularla karşılaşma sürecinde ortaya çıkan engelleri anlamlandırmak için kullandığı kuramsal kavram.

A theoretical concept used in the book to interpret obstacles arising in change or in encountering difficult feelings.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 385 · PDF s. 370

Geç kalma, sessizlik veya itiraz tek başına bilinçdışı nedenin kanıtı sayılmaz; bu sınır editoryal yorumdur.

İlgili yazılar: Terapi ilişkisinde güven: aktarım, mahremiyet ve onam

Destekleyici dinamik psikoterapi Supportive psychodynamic psychotherapy

Kitapta aktarımın çözümlemesine daha sınırlı yer veren ve yararlı yönlendirme ile destekten yararlanabilen dinamik terapi biçimi.

A form of psychodynamic therapy described as limiting transference analysis and allowing supportive guidance.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 386 · PDF s. 371

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Bilişsel terapi Cognitive therapy

Kitapta düşünce ve davranış örüntülerini birlikte değerlendiren, hedefleri ve görüşmeleri yapılandırılan, işbirliğine dayalı yaklaşım.

A collaborative approach with structured goals and sessions, examining patterns of thought and behaviour together.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 387, 389, 390 · PDF s. 372, 374, 375

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Bilişsel şema Cognitive schema

Önceki yaşantı ve öğrenmelerle oluşarak yeni bilgiyi seçme, kodlama ve anlamlandırma biçimini etkileyen zihinsel yapı.

A mental structure shaped by earlier experience and learning that influences selection, coding and interpretation of new information.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Otomatik düşünce Automatic thought

Kitabın bilişsel modelinde bir olayla birlikte etkinleşen varsayımlara bağlı olarak ortaya çıkan düşünce.

In the book's cognitive model, a thought arising when assumptions are activated by a situation.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 389, 391 · PDF s. 374, 376

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Bilişsel çarpıtma Cognitive distortion

Kitabın depresyon modelinde bilgiyi algılama ve yorumlamadaki sistematik yanlılıklar için kullandığı kavram.

A concept used in the book's depression model for systematic biases in perception and interpretation.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Keyfi çıkarsama Arbitrary inference

Yeterli destekleyici kanıt olmadan, hatta karşıt bilgi varken bir sonuca ulaşma.

Reaching a conclusion without sufficient supporting evidence, even when contrary information is present.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Seçici soyutlama Selective abstraction

Bir durumun daha geniş bağlamını gözden kaçırıp tek bir ayrıntıyı değerlendirmenin temeli yapma.

Basing an appraisal on one detail while overlooking the broader context.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Aşırı genelleme Overgeneralization

Sınırlı bir olaydan çok daha geniş durumları kapsayan bir sonuca varma.

Drawing a conclusion covering many situations from a limited event.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Abartma Magnification

Bir olayın önemini veya olası sonuçlarını olduğundan büyük değerlendirme.

Appraising the importance or possible consequences of an event as larger than warranted.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Küçültme Minimization

Önem taşıyan bir olayın veya bilginin değerini olduğundan az değerlendirme.

Underestimating the significance of an important event or piece of information.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

Kişileştirme Personalization

Yeterli ilişki kurulmadan kişinin dışındaki olaylardan kendisini sorumlu tutması.

Holding oneself responsible for external events without an adequate connection.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İkili / ya hep ya hiç düşünme Dichotomous thinking

Yaşantıları ara olasılıklara yer vermeden birbirine zıt iki kategoride değerlendirme.

Evaluating experiences in two opposing categories without allowing intermediate possibilities.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388 · PDF s. 373

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Bilişsel üçlü Cognitive triad

Beck'in depresyon modelinde kendilik, dünya veya yaşam ve geleceğe ilişkin olumsuz değerlendirme alanlarının birlikteliği.

In Beck's model of depression, the combination of negative appraisals of self, world or life, and future.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 388, 389 · PDF s. 373, 374

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Terapi ev ödevi Therapy homework

Kitaptaki bilişsel terapi çerçevesinde seans dışındaki gözlem ve uygulamaların görüşmelerde yeniden değerlendirilmesi için planlanması.

In the book's cognitive therapy framework, planning between-session observations or practice for subsequent review.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 390, 391 · PDF s. 375, 376

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Bilişsel terapi yalnızca “olumlu düşünmek” değildir

Gizlilik Confidentiality

Değerlendirme ve tedavide edinilen özel bilgilerin korunması; kitap paylaşım ve istisnaları ayrıca tartışır.

Protection of private information obtained in assessment and treatment, with disclosure and exceptions discussed separately in the book.

B3 · Bölüm 23 · basılı s. 394, 395 · PDF s. 378, 379

Kitaptaki ülke ve dönem örnekleri güncel hukuk olarak kullanılmaz; D4 ayrı UK mesleki rehber notudur.

İlgili yazılar: Terapi ilişkisinde güven: aktarım, mahremiyet ve onam

Karar verme yeterliliği Decision-making capacity

Kitapta belirli bir tedavi kararına ilişkin bilgiyi anlayıp değerlendirebilme üzerinden ele alınan, konuya özgü yeterlilik.

A decision-specific ability discussed through understanding and evaluating information about a particular treatment decision.

B3 · Bölüm 23 · basılı s. 397 · PDF s. 381

Tüm yaşam alanlarına yayılan bir yetersizlik etiketi değildir; güncel ülke mevzuatı ayrıca değerlendirilir.

İlgili yazılar: Terapi ilişkisinde güven: aktarım, mahremiyet ve onam

Yayında kimliğin korunması Protecting identity in publication

Olgu anlatımı veya eğitimde kişiyi tanınabilir kılacak bilgilerin korunması; kitap yalnızca ad değiştirmenin yetmeyebileceğini belirtir.

Protecting information that could identify a person in case material or teaching; the book notes that changing a name alone may be insufficient.

B3 · Bölüm 23 · basılı s. 395 · PDF s. 379

Seçilmiş kitap pasajının açıklamasıdır; tam tanı ölçütü veya güncel klinik rehber değildir.

İlgili yazılar: Terapi ilişkisinde güven: aktarım, mahremiyet ve onam

Cinsel sağlık Sexual health

Kitabın fiziksel, duygusal ve toplumsal boyutlarıyla, zorlama ve ayrımcılık olmadan yaşanabilen cinsellik bağlamında ele aldığı iyilik hâli.

Wellbeing discussed through the physical, emotional and social dimensions of sexuality without coercion or discrimination.

B3 · Bölüm 18 · basılı s. 317 · PDF s. 306

Kaynağın hak ve zorlama yokluğu çerçevesi korunur; bu kayıt bir tanı kategorisi değildir.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

Homofobi Homophobia

Kitabın eşcinsel kimliklere yönelik dışlama, gizlenme baskısı ve olumsuz toplumsal tutumlar çerçevesinde ele aldığı kavram.

A concept discussed through exclusion, pressure to conceal same-sex identities and negative social attitudes.

B3 · Bölüm 18 · basılı s. 320 · PDF s. 309

Bir kişiye fobi bozukluğu tanısı koyan terim olarak kullanılmaz.

Psikiyatrik semiyoloji Psychiatric semiology

Psikiyatrik belirti ve bulguların muayene başlıkları içinde tanımlanıp incelenmesi.

Description and examination of psychiatric symptoms and signs within assessment domains.

B3 · Bölüm 2 · basılı s. 19 · PDF s. 24

Muayene alanlarını düzenler; tek bir belirtiyi tanıyla eşitlemez.

İlgili yazılar: Bir belirti tanı değildir: semiyolojinin dili

Deliryum Delirium

Kitabın kısa sürede gelişen dikkat ve bilinç değişimleriyle, gün içinde dalgalanabilen klinik seyir üzerinden ele aldığı tablo.

A clinical presentation described through rapidly developing changes in attention and awareness with fluctuation over the day.

B3 · Bölüm 14 · basılı s. etiket belirsiz, 224 · PDF s. 216, 217

PDF 216 numarasız bölüm girişidir; PDF 217 üzerinde basılı 224 görünür. İçindekilerdeki 224 başlangıcı tek başına sayfa dönüştürme için kullanılmaz. D6 ayrı güncel değerlendirme notudur.

Giriş sayfasında basılı etiket görünmeyebilir. PDF konumu ile basılı sayfa ayrı tutulmuştur; sabit ofset kullanılmaz.

İlgili yazılar: Psikosomatik demek “hayalî” demek değildir

Psikodinamik psikoterapi Psychodynamic psychotherapy

Kitapta kişinin kendine özgü öyküsü, bilinçdışı çatışmaları ve ilişkilerde oluşan anlamlar üzerinden ele alınan terapi yaklaşımı.

A therapeutic approach discussed through personal history, unconscious conflicts and meanings emerging in relationships.

B3 · Bölüm 22 · basılı s. 383, 384 · PDF s. 368, 369

Bölümün kuramsal çerçevesi aktarılır; diğer terapi okulları hakkındaki genelleyici yargılar tanıma eklenmez.

İlgili yazılar: Terapi ilişkisinde güven: aktarım, mahremiyet ve onam