Seçilmiş kitap pasajlarının özgün eğitim okumasıdır. Kitabın tümü için veya kişiye özel tanı ve tedavi için bir değerlendirme değildir. Dış kaynak notları ayrıca işaretlenmiştir.
Aynı sözcük, iki kullanım
Doğan Şahin’in sınır kişilik örgütlenmesi bölümü, “borderline” sözcüğünün her kullanımının tek bir tanıyı göstermediğini fark etmek için önemli bir okuma alanıdır. Metinde sınır kişilik bozukluğu ile sınır kişilik örgütlenmesi ayrı biçimlerde ele alınır. Örgütlenme, kitabın izlediği psikodinamik modelde daha geniş bir işleyiş düzeyini anlatır.
Bir sözlüğün bu iki kullanımı aynı sayfaya yönlendirmesi kolay olabilir; fakat kolay yönlendirme doğru eşanlamlılık demek değildir. Bu pakette örgütlenme kavramı kendi kuramsal etiketiyle tutuluyor. Tanı kategorisiyle kurulacak bağlantı ise eşitlik değil, açıklama ve karşılaştırma bağlantısı olmalıdır.
Üç değerlendirme ekseni
Kitap Kernberg’in nevrotik, sınır ve psikotik örgütlenmeler arasındaki ayrımı üç eksende kurduğunu aktarır: kimlik bütünleşmesi, savunma mekanizmaları ve gerçeği değerlendirme. Sınır örgütlenme için kimlik dağınıklığı ve belirli savunmalar öne çıkarılırken gerçeği değerlendirme yetisinin önemli ölçüde korunması ayırıcı nokta olarak sunulur.
Basılı 350. sayfadaki tablo bu modelin karşılaştırmasını sıkıştırılmış biçimde gösterir. Tabloyu bir internet testi olarak yeniden üretmek yerine, hangi boyutların karşılaştırıldığını açıklamak daha yerindedir. Üç sütunun bulunması, üç soruyla bir insanın örgütlenme düzeyinin belirlenebileceği anlamına gelmez. Bu, tablonun kullanım sınırına ilişkin editoryal değerlendirmedir.
Kimlik dağınıklığı neyi anlatıyor?
Kaynağın modelinde kimlik bütünleşmesi, kişinin kendisi ve önemli başkaları hakkındaki tasarımlarını bir arada tutabilmesiyle ilişkilidir. Kimlik dağınıklığı ise bu tasarımların bütünleştirilmesindeki güçlük üzerinden tanımlanır. Bu kavram, kişinin meslek seçmekte zorlanmasının ya da farklı ortamlarda farklı davranmasının otomatik adı değildir.
Kuramsal tanımın gündelik yaşama uygulanmasında kanıt basamağı atlanmamalıdır. Bir kişinin bugün söylediğiyle geçen hafta söylediği arasında fark olması gözlemdir; bu farkın nedenini belirli bir ruhsal örgütlenmeyle açıklamak ayrı bir yorumdur. Tanım, gözlemden yoruma geçişin gerekçesini kendi başına sağlamaz.
Bölme ile bir anlık fikir değişikliği
Bölme, kitapta karşıt kendilik ve nesne tasarımlarının ayrı tutulması üzerinden açıklanır. İlkel idealleştirme, devalüasyon ve yansıtmalara ilişkin anlatım bu çerçevede yer alır. Hazırlanan kavram bağlantıları da bu kuram içi ilişkileri görünür kılar; bu mekanizmaları belirli bir kişinin her davranışına yapıştıran etiketlere dönüştürmez.
Özellikle birine bir gün yakınlık duyup başka bir gün öfkelenmekten hareketle “bölme yapıyor” sonucuna ulaşmak yeterli bir okuma değildir. Bir tanımın içerdiği bazı sözcüklerle bir olayın benzeşmesi, aynı yapının gösterildiği anlamına gelmez. Bu uyarı, kavramları dışlamak için değil, açıklama güçlerini aşırı kullanım yüzünden kaybettirmemek içindir.
Modeli anlatmak, kişiyi küçültmek değildir
Kaynakta bazı hasta grupları hakkında geniş ve kesin ilişkisel genellemeler bulunur. Bu cümleleri insanların değişmez karakter özellikleri olarak kamuya yönelik metne taşımıyoruz. Bu bir editoryal seçimdir: modelin tanımlarını korumak, kaynakta kullanılan bütün genellemeleri benimsemek veya tanı alan herkese uygulamak zorunda olmak değildir.
Sonuçta yararlı ayrım şudur: tanı adı, işleyiş modeli ve tek bir olayın yorumu üç farklı bilgi türüdür. Psikofiloloji’de bunların bağlantılı olması gerekir; birbirinin yerine geçmesi değil. Bu yazı herhangi bir kişinin kişilik değerlendirmesini yapmaz.
Kaynaklar ve okuma sınırı
B3. Psikiyatri. Editörler: Işın B. Kulaksızoğlu, Raşit Tükel, Alp Üçok, İlhan Yargıç, Olcay Yazıcı. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Temmuz 2009. Üniversite yayın no. 4888; fakülte yayın no. 2009/1.
Kitap açıklamaları, editoryal örnekler ve dış kaynak notları ayrı tutulmuştur. Özgün kitap taraması ve korumalı test maddeleri yayımlanmaz.