PsikofilolojiZihin · Dil · İnsan
Fenichel · İkinci paket

Düşünmek, hazırlanmak ve hayal kurmak: Fenichel’de gerçeklikle ilişkinin iki işlevi

Bir düşüncenin sözcüklerle veya imgelerle kurulması, ne işe yaradığını tek başına açıklamaz. Etkin egemenlik, anksiyete ve fantazi arasında kitabın kurduğu bağlantılar.

Tarihsel kaynak okuması ve özgün eğitim içeriği. Fenichel’in açıklaması ile editoryal örnekler ayrıdır. Güncel klinik doğrulama, tanı veya tedavi önerisi sunulmaz.

Bir düşünce neye hazırlanıyor?

Kaynağa dayalı okuma

Bir sahneyi zihinde canlandırmak, bir konuşmayı önceden kurmak veya bir işi uzun uzun düşünmek dışarıdan benzer görünebilir. Fenichel’in arkaik ego bölümünde ise düşünmenin hangi malzemeyi kullandığı kadar ne işe yaradığı da önemlidir. Açıklama, tepkinin geciktirilmesinden başlar; dilin, anksiyetenin ve fantazinin işlevlerine kadar uzanır. Bu yazı o kavram zincirini kitabın kendi çerçevesi içinde takip ediyor.

Başlangıç noktasını doğru koymak gerekir: Fenichel burada çağdaş bir düşünme becerileri programı sunmuyor. Zihinsel işleyişin gelişmesini, kendi dinamik ve ekonomik kuramıyla anlatıyor. Uyarım, deşarj, enerji yükü ve ego terimleri bu anlatının parçalarıdır. Bunları bütünüyle kaldırıp yerine yalnız “kendini kontrol etme” yazmak, metni kolaylaştırırken açıklama biçimini de değiştirmiş olur.

Fenichel (1974), IV · Devinimin ve etkin egemenliğin gelişmesi · basılı s. 36, 37 · PDF s. 52, 53

Deşarjdan amaçlı eyleme

Kaynağa dayalı okuma

Etkin egemenlik açıklamasında Fenichel, basit deşarjların yerini yavaş yavaş eylemlerin almasını öne çıkarır. Uyaranla tepki arasına bir zaman aralığı girer. Bu aralıkta gerilime dayanabilme, hareketi yönetebilme ve yargılama birlikte önem kazanır. Kişinin yalnız bir tepki vermesi değil, bu tepkinin dış dünyadaki koşullarla ilişkisini hesaba katması söz konusudur.

Yazar yargılamayı, edilgin biçimde ve bilinmeyen bir şiddette karşılaşılabilecek şeyi küçük ölçekte ve etkin olarak denemekle ilişkilendirir. Gelecek böylece tasarımda önceden yaşanabilir. Konuşmanın gelişmesi bu olanağı değiştirir: nesneler ve olaylar sözcükler aracılığıyla daha belirli biçimde temsil edilebilir. Bu açıklamada gecikme, yalnız eylemsizlik değildir; düzenlenmiş bir eylemin hazırlanabileceği alanı da ifade eder.

Fenichel (1974), IV · Devinimin ve etkin egemenliğin gelişmesi · basılı s. 36, 37 · PDF s. 52, 53

Anksiyetenin işaret olarak kullanılması

Kaynağa dayalı okuma

Fenichel’in primer anksiyete ile daha sonra işaret olarak kullanılan anksiyete arasında yaptığı ayrım, düşünme tartışmasına hazırlık oluşturur. Primer anksiyete, yazarın anlatımında henüz egemen olunamamış uyarımlarla edilgin biçimde karşılaşmaya bağlıdır. Tehlikeyi tasarımda önceden yaşayabilen ego ise benzer duygudan daha hafif bir biçimde yararlanabilir. Burada yaşanan, olmuş bir durum kadar olabilecek bir durumla da ilgilidir.

Fakat metin bu değişimi kesintisiz bir başarı hikâyesi yapmaz. Tehlikenin beklenmesi bazen kaçınılmak istenen yoğun anksiyeteyi başlatabilir; işaret olarak çağrılan süreç kontrolü aşabilir. Bu ihtimali çıkarmak, Fenichel’i her kaygının yararlı ve yönetilebilir olduğunu söylüyormuş gibi gösterebilir. Öte yandan bu tarihsel ayrımı anlatmak, güncel panik belirtilerinin nedenini bu paket içinde doğruladığımız anlamına da gelmez.

Fenichel (1974), IV · Anksiyete · basılı s. 37, 38 · PDF s. 53, 54

Tekrar neden yalnız tekrar değildir?

Kaynağa dayalı okuma

Kitap, oyundaki etkin tekrar ile ilk yaşantının edilgin niteliğini ayırır. Fenichel’e göre çocuk, daha önce başına gelen bir durumu etkin olarak yeniden kurduğunda uyarımın zamanını ve derecesini farklı biçimde belirleyebilir. Daha sonra oyun, gelecekte beklenen durumların önceden tasarlanmasını da içerebilir. Burada aynı içeriğin yinelenmesi, aynı konumun değişmeden sürmesiyle eşit tutulmaz.

Fonksiyonel zevk kavramı bu bağlamda yer alır. Fenichel bunu, bir işlevin artık önceki anksiyete olmadan yapılabilmesinden doğan zevk olarak açıklar; ayrı bir içgüdünün doyumu saymaz. Güvenlik verici koşullara da yer verir. Dolayısıyla bu pasajları çocuğa korku yaşatacak bir alıştırma gibi okumak ya da her tekrarlayan oyundan gizli bir travma çıkarmak, açıklamaya metinde bulunmayan sonuçlar ekler.

Fenichel (1974), IV · Anksiyete: tekrar ve fonksiyonel zevk · basılı s. 39, 40 · PDF s. 55, 56

Sözcükler, imgeler ve semboller

Kaynağa dayalı okuma

Fenichel, konuşmadan önce bazı bilinç ve düşünce öncüllerini kabul eder; sözcüklerin edinilmesini ise daha farklılaşmış düşünmede önemli bir aşama sayar. Sözcükler, olası eylemlerin sonuçlarını önceden denemeyi daha belirli hale getirir. Buna karşılık aynı bölüm, sözcüklere büyüsel bir güç atfedilmesini de anlatır. Dilin bulunması tek başına gerçeğin doğru değerlendirildiğini garanti eden bir işaret değildir.

Sembolizm tartışmasında da iki işlev birbirinden ayrılır. Bir sembol, kabul edilmeyen bir fikrin gizlenmesinde kullanılabilir; fakat Fenichel arkaik sembolik düşünceyi bundan ibaret saymaz. Benzerliklerin eşitlik olarak yaşandığı, kavramların henüz ayrımlaşmadığı düşünme biçimi daha geniş bir konudur. Yazarın bu ayrımını korumak, her imge için tek bir gizli karşılık arayan sabit bir çözüm anahtarı hazırlamaktan farklıdır.

Fenichel (1974), IV · Düşünme ve gerçeklik duygusunun gelişimi · basılı s. 40, 41, 42, 43 · PDF s. 56, 57, 58, 59

Gerçekliğe hazırlık ve gerçekliğin yerine geçme

Kaynağa dayalı okuma

Bölümün devamında Fenichel, olabilecek şeyin önceden yaşanmasıyla arzu edilen şeyin gerçeklik yerine yaşanmasını karşılaştırır. İlkinde düşünce, gelecekteki eylemi hazırlama işlevi taşır. İkincisinde gerçekleşmeyen doyumun bir ikamesi söz konusu olabilir. Yaratıcı fantazi ve düşlemsel fantazi ayrımı da bu işlev sorusuna bağlanır. Aynı görünür etkinliğin neye hizmet ettiği ayrıca ele alınmalıdır.

Yazar hemen önemli bir sınır koyar: bu eşleştirme ancak genel düzeyde geçerlidir. Sözcüklerle düşünmek gerçeklikten uzaklaşmak için de kullanılabilir; sanat ise düşlemden gerçeğe dönüşün bir örneği olabilir. Bu cümle, “imge kaçıştır, sözcük gerçekçiliktir” şeklindeki kolay karşıtlığı bozar. Bir düşüncenin görünür biçimiyle işlevi aynı bilgi değildir. Kaynaktaki bu istisnayı korumak, açıklamayı eksiltmek değil onun kapsamını doğru vermektir.

Fenichel (1974), IV · Düşünme ve gerçeklik duygusunun gelişimi · basılı s. 44 · PDF s. 60

İki taslak, iki farklı soru

Özgün editoryal örnek

Bize ait kurmaca örnekte Aras bir sergi mekânını çiziyor. İlk taslakta girişin dar kaldığını fark ediyor ve düzeni değiştiriyor. Başka bir akşam ise henüz başvurmadığı serginin açılışını zihninde canlandırıyor. Bu iki sahneyi yalnız çizim veya hayal sözcükleriyle adlandırmak, düşüncenin işlevini açıklamaya yetmiyor. İlk sahnede çizim, bir düzeni sınamak için kullanılıyor; ikinci sahnede ise olası işlevi anlayabilmek için daha çok bağlam gerekiyor.

Bu örneğe bakıp Aras’a bir ruhsal özellik atfetmiyoruz. Kaynak okumasının sorusu daha sınırlı: Fenichel’in ayrımını uygulamak için hangi bilgiye ihtiyaç duyarız? Düşünce olası eylemle nasıl ilişkilidir, karşılaştığı engelleri hesaba katıyor mu, yalnız arzu edilen sahnenin yerine mi geçiyor? Tek bir anı zorunlu bir kategoriye sokmadan bu soruları açık bırakabilmek, kavramın sınırını da korur.

Fenichel (1974), IV · Düşünme ve gerçeklik duygusunun gelişimi · basılı s. 44 · PDF s. 60

İlk biçimler bütünüyle silinmiyor

Kaynağa dayalı okuma

Fenichel bölüm sonunda fiksasyon ile regresyona geçer. Bir erken işleyiş biçiminin sürmesiyle o biçime dönüşü ayırır; bunun yalnız bütün kişilik değil, belirli algı, düşünme, ilişki veya savunma işlevleri düzeyinde söz konusu olabileceğini belirtir. Bu sonuç, gelişimi eski olanın tamamen ortadan kalktığı bir merdiven olarak okumamayı gerektirir.

Böylece düşünme yazısının başladığı yere başka bir soruyla döneriz: görünür bir davranışın adını mı koyuyoruz, yoksa bir işlevin nasıl örgütlendiğini mi anlamaya çalışıyoruz? Fenichel’in cevabı tarihsel bir kuramın içindedir. Bu seçkide o cevabı kaynak yerleriyle izliyor, güncel klinik doğrulama veya bir kişiyi değerlendirme yöntemi olarak sunmuyoruz.

Fenichel (1974), IV · Uyum ve gerçeklik duygusu konusunda ek düşünceler; Fiksasyon ve regresyon · basılı s. 47 · PDF s. 63

English abstract

This article follows Fenichel’s account of active mastery, anticipation, signal anxiety and fantasy. It emphasizes his distinction between preparing for reality and replacing reality, including his qualification that verbal thought can support withdrawal while artistic imagination can return to action. The original example is a reading exercise, not a clinical assessment.

Editorial abstract only, not a full English translation. No independent language review is claimed.

Kavramlar ve kaynak bağlamları

Kaynak

Otto Fenichel, Nevrozların Psikoanalitik Teorisi. Çeviri: Dr. Selçuk Tuncer. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kitaplar Serisi No. 98. Bornova–İzmir: Ege Üniversitesi Matbaası, 1974. Özgün eser telifi: 1945.

Kitapta anılan özgün çalışmalar ayrıca okunmuş sayılmaz; bu metin onların bağımsız doğrulaması değildir.