Önce anlatının nasıl kurulduğunu soralım
Bir gelişim öyküsü, bugünden bakıldığında kolayca kesintisiz bir film izlenimi verebilir: önce bir aşama vardır, ardından bir başkası gelir ve yetişkin yaşamının ayrıntıları bu sırayla açıklanır. Otto Fenichel’in arkaik ego bölümü ise doğrudan böyle bir sıralamayla başlamaz. Önce, erken dönemleri araştırmanın güçlüklerini tartışır. Kitabın ilerleyen açıklamalarını okurken bu başlangıcı geride bırakmamak gerekir.
Fenichel, yetişkinlerin analizinden erken yaşama ilişkin sonuçlara gidildiğini ve çocuk gözlemlerinin de kullanıldığını anlatır. Bununla birlikte konuşma öncesi dönemde aynı davranışların farklı yorumlara açık olduğunu belirtir. Daha sonraki gelişim düzeyleri için kullanılan kavramları küçük çocuklara taşımak kolaydır; bunun yanıltıcı olabileceğini de kendisi söyler. Dolayısıyla burada anlatılan, bir bebeğin zihnine doğrudan bakılarak tutulmuş bir kayıt değil, yazarın çeşitli materyallerden hareketle kurduğu gelişim açıklamasıdır.
Ego bir anda tamamlanmıyor
Fenichel’in ilk sorularından biri, organizmanın uyaranlarla nasıl başa çıktığıdır. Başlangıcı uyarılma ve gevşeme üzerinden ele alır; algı, motor aygıta egemenlik ve gerilimleri bağlama gibi daha sonra ayırt edilen işlevlerin henüz farklılaşmadığını ileri sürer. Ego’nun gelişmesini de bu işlevlerin örgütlenmesi olarak anlatır. Buradaki ego, gündelik dilde birinin kendini beğenmesini anlatan sözcük değildir.
Yazar, bu kuruluşun homojen olmadığını ve hiçbir zaman bütünüyle tamamlanmadığını özellikle kaydeder. Dış dünya ile ilişkinin kurulması ve ego ile ego olmayan arasındaki ayrım birlikte gelişir. Bu nedenle metni “önce hiç ilişki yoktu, sonra tamamlanmış bir benlik ortaya çıktı” biçiminde iki kutba ayırmak açıklamanın geçişlerini siler. Fenichel’in yenidoğan hakkındaki ifadeleri de bu kuramın içinden gelir; onları güncel gelişim araştırmalarının ortak sonucu gibi sunmuyoruz.
Birine bağımlı olmak ile onu temsil etmek
Kitabın önemli ayrımlarından biri fiziksel bağımlılıkla psikolojik obje arasındadır. Fenichel, çocuğun hayatta kalmak için kendisine bakan kişilere bağımlı olmasını, bu kişilerin zihinsel olarak birer obje halinde tanınmasıyla aynı şey saymaz. İlk obje temsilini, daha önce doyum sağlayan fakat o anda bulunmayan şeyin özlemiyle ilişkilendirir. Bu açıklamada “dışarıda bir şeyin” fark edilmesi, kişinin kendi gerilimini yaşamasından ayrı bir adımdır.
Bu pasajın ifade biçimi de anlamın parçasıdır. Yazar bazı noktaları olmuş bitmiş bir gözlem gibi değil, böyle başlamış olabileceği düşüncesiyle anlatır. Kaynak kartına yalnız sonucu yazıp bu olasılık niteliğini çıkarmak, iddiayı güçlendirmiş olur. Aynı şekilde, bir açıklamada yokluğun rol oynaması, o yokluğu bilerek yaratmanın yararlı olduğu sonucunu vermez. Bu metinden bakım gereksinimlerini karşılamamayı öneren bir uygulama çıkarmıyoruz.
Vücut ile vücut imajı arasında
Benlik ile dış dünya arasındaki ayrımda Fenichel vücuda özel bir yer verir. Vücut, hem içeriden duyumların hem dışarıdan dokunmanın konusu olur. Yazar bu iki yönden gelen yaşantıları, vücudun dünyanın geri kalanından ayırt edilmesiyle ilişkilendirir. Vücut imajı ise vücut ve organların zihinsel temsilleriyle ilgilidir; nesnel vücudun bire bir kopyası olarak düşünülmez.
Bu tanım, konuyu yalnız kişinin görünüşünden hoşnut olup olmamasına indirmemeyi gerektirir. Fenichel, giyeceklerin veya fantom organların da zihinsel temsile katılabilmesini örnek verir. Bunlar, temsille nesnel bedenin kapsamının aynı olmadığını göstermek için kullanılır. Sitedeki beden imgesi maddesine eklenen katkı bu özel tarihsel bağlamdır. Tek bir giysi tercihini kişinin sağlığına veya ruhsal durumuna ilişkin bir kanıt saymak, buradaki kavram ayrımından farklı bir işlem olur.
Primer idantifikasyon: taklitten daha geniş bir anlatım
İlk algı ve primer idantifikasyon tartışması, henüz ayrılmadığı varsayılan işlevleri yeniden bir araya getirir. Fenichel, algılanan şeye uygun bedensel değişiklikleri, taklidi ve oral içe almayı erken bir bütünlük içinde açıklar. Algı, motor tepki ve ilk obje ilişkileri bu anlatıda birbirinden bütünüyle bağımsız süreçler değildir. Bu yüzden primer idantifikasyonu yalnız “birini örnek almak” diye tanımlamak, kaynakta kullanılan daha dar gelişimsel anlamı kaybettirir.
Yazarın koruduğu başka bir fark da sonuçla niyet arasındadır. Enkorporasyonun objeyi ortadan kaldırıcı niteliğini tartışırken, bunun her durumda öznel bir yıkma veya nefret amacı olduğu sonucuna gitmez. Daha sonra aşk ve nefret olarak ayrılacak yönleri, başlangıçta henüz ayrışmamış bir bütün olarak anlatır. Bu fark atlandığında, kaynakta savunulmayan evrensel bir yıkıcı niyet bütün erken ilişkilere yüklenebilir.
Güçlü hissetmek ve etkili olmak
Omnipotens başlığında ilginç bir gerilim vardır: Fenichel’in anlattığı erken ego dış dünyaya fiilen egemen olmakta güçsüzdür, fakat kendini omnipotent hissedebilir. Yazar bunu ego ile dış dünya ayrımının henüz tamamlanmamasıyla açıklar. Ardından Ferenczi’nin kavramlarına başvurarak bu deneyimin değişmesini ve güçlü yetişkinlerin omnipotent objeler olarak tanınmasını tartışır.
Benlik değerinin erken düzenlenmesi de aynı açıklama içinde ele alınır. Doyum, korunma ve sevgi belirtileriyle kurulan ilişkiler, ileride ego ile superego arasındaki ilişkilere bağlanır. Burada önemli olan, “güç” sözcüğünün her yerde aynı ölçüyü göstermemesidir: hissedilen kudret, fiilî etki ve kişinin kendi değerine ilişkin yaşantısı birbirine bağlı fakat ayrı sorulardır. Bu tarihsel anlatı, bugünkü bir çocuğa veya yetişkine bu kavramlarla etiket yapıştırmayı sağlamaz.
Bir kaynak kartını nasıl değiştiririz?
Bize ait kurmaca bir okuma grubunda Ece, kartına “Nesne yoksa benlik gelişir” yazıyor. Deniz aynı pasajdan “Fenichel, ilk obje temsilini daha önce doyum sağlayan fakat o anda bulunmayan şeyin özlemiyle açıklamaya çalışır” cümlesini çıkarıyor. İki cümle aynı işi yapmıyor. İlki koşulsuz bir kural izlenimi veriyor; ikincisi görüşün sahibini, ilişkinin hangi düzeyde kurulduğunu ve açıklama niteliğini görünür bırakıyor.
Kartın altına bir sınır daha ekleyebiliriz: “Fiziksel bakımın varlığı ile psikolojik temsilin oluşumu ayrı sorulardır; bu açıklama bir bakım talimatı değildir.” Böylece kitabın anlattığı görüşü değiştirmeden, ondan çıkarılmamış bir uygulamayı da ona mal etmemiş oluruz. Bu yazının amacı bir bebeğin iç dünyasını birkaç gözlemle çözmek değil, bir gelişim anlatısında hangi ayrımların yapıldığını izlemektir.
English abstract
This historical reading follows Fenichel’s distinction between physical dependence and psychological object representation, then examines body image and primary identification. It retains the tentative character of early-development reconstructions and distinguishes experienced omnipotence from effective control. An original editorial exercise demonstrates how to keep a source claim separate from a recommendation.
Kavramlar ve kaynak bağlamları
- Arkaik ego ve egonun farklılaşması · Kavram Pasaportu
- Obje reprezantasyonu ve ilk obje özlemi · Kavram Pasaportu
- Vücut imajı · Kavram Pasaportu
- Primer idantifikasyon · Kavram Pasaportu
- Omnipotens · Kavram Pasaportu
- Benlik değeri · Kavram Pasaportu
- Primer narsisizm · Kavram Pasaportu
- Entrojeksiyon (psikanalitik kullanım) · Kavram Pasaportu
- Arı zevk egosu · Kavram Pasaportu
Kaynak
Otto Fenichel, Nevrozların Psikoanalitik Teorisi. Çeviri: Dr. Selçuk Tuncer. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kitaplar Serisi No. 98. Bornova–İzmir: Ege Üniversitesi Matbaası, 1974. Özgün eser telifi: 1945.
Kitapta anılan özgün çalışmalar ayrıca okunmuş sayılmaz; bu metin onların bağımsız doğrulaması değildir.