Bir açıklama kulağa doğru gelebilir
Bir yorumun anlaşılır olması, onu doğru yapan şeyin ne olduğunu kendiliğinden açıklamaz. Otto Fenichel, Nevrozların Psikoanalitik Teorisi’nin yöntem bölümünde bu soruyu ertelemez; önce yoruma giden süreci, ardından yorumların doğruluğu için önerdiği ölçütleri ele alır. Bu yazıda o sırayı izliyoruz: malzeme nasıl ortaya çıkıyor, yorum ne yapmayı amaçlıyor ve yazar doğru yorumdan ne bekliyor?
Çerçeveyi kitabın kendi sınırıyla açmak önemlidir. Fenichel girişte örneklerinin tam vaka öyküleri değil, mekanizmaları betimleyen seçmeler olduğunu söyler. Kitabın klinik deneyimin ve gözetim altında çalışmanın yerini alamayacağını da belirtir. Yöntem bölümünü birini birkaç cümleyle çözümleme kılavuzuna çevirmek, daha başlangıçta bu sınırı aşmak olur.
Temel kural, arı bir bilinçdışı kaydı üretmiyor
Fenichel’in anlattığı temel kural, kişinin zihninden geçenleri bilinçli seçimle ayıklamadan söylemesine dayanır. Yazar, günlük konuşmayı şekillendiren amaçların azaltılmasını, başka belirleyicilerin anlaşılması için bir yol olarak görür. Ancak bundan bütün karşıt güçlerin ortadan kalktığı sonucu çıkmaz.
Fenichel özellikle bu noktayı açıklar: kişi kurala uymaya çalışsa bile daha derindeki dirençler sürer. Söylenenler, bir yanda anlatım arayan eğilimlerin, diğer yanda bunlara karşı çalışan güçlerin etkisi altındadır. Bu yüzden serbest çağrışımı, bilinçdışının olduğu gibi dışarı aktığı bir pencere olarak anlatmak kaynakla uyuşmaz. Ortaya çıkan malzemeyi yorumlama sorunu hâlâ vardır.
Aynı pasajda fiziksel durum ve gerçek dış koşullar da hesaba katılır. Fenichel, açlık veya gerçek bir tehlikenin anlatılan malzemenin niteliğini değiştirebileceğini belirtir. Bizim okuma açısından çıkardığımız sonuç, metnin kendi içinde bile her ayrıntının yalnız içsel bir çatışmaya indirgenmediğini fark etmektir.
Yorumun içeriği kadar zamanı da var
Yorum bölümünde Fenichel, dolaylı biçimde belirmeye çalışan içeriği tanıyıp adlandırmaya yardım etmekten söz eder. Yorumun kişinin o anki ilgisine ve erişebildiği deneyime yakın olmasını önemser. Bu nedenle kuramda bilinen derin bir temayı doğrudan söylemenin süreci kısaltacağı düşüncesine itiraz eder. Söylenen sözcüklerle kişinin yaşantısı arasında bağ kurulamadığında açıklama, açıklama işlevini yerine getirmez.
Bu ayrım, iki ayrı soruyu bir arada tutar: yorumun neyi söylediği ve hangi anda söylendiği. Fenichel ileride, içeriğin doğru olabilmesine karşın ekonomik veya dinamik bakımdan yanlış zamanda verilebileceğini belirtir. Onun metnini aktarırken bu ayrımı yalnız “yorum doğruydu ama kişi kabul etmedi” biçiminde düzleştirmemek gerekir. Yazarın ele aldığı konu, açıklamanın süreç içindeki işlevidir.
Evet ve hayır neden tek başına yetmiyor?
Fenichel doğruluk ölçütleri başlığında, psikoanalitik yoruma yöneltilen bir itirazı açıkça aktarır: hem kabulün hem reddin aynı görüşü doğrulamak için kullanılması. Sonra kendi yanıtını verir. Ona göre ilk evet veya hayır sözcüğü tek başına belirleyici değildir. Kişi nezaket, uyuşmazlıktan kaçınma veya başka nedenlerle kabul bildirebilir. İtiraz edilen yorumun ise genellikle yanlış olduğunu söyler; ardından bu yanlışlığın içerikle mi yoksa zamanlama ve dinamik durumla mı ilgili olabileceğini tartışır.
Yazarın önerdiği ölçüt, sonraki çağrışımlarda ve davranışın bütününde meydana gelen değişikliktir. Yorumun, açıklamaya çalıştığı dinamik duruma gerçekten etki etmesini bekler. Bir sonraki sayfada parçaların tutarlı bir bütün içinde yerlerini bulması benzetmesi de yer alır. Böylece hem süreçteki değişime hem açıklamanın bütünlüğüne dayanan bir doğruluk anlayışı sunar.
Bu ölçütleri anlatmak, onları bu pilotta bağımsız olarak sınamış olduğumuz anlamına gelmez. Burada iki görev ayrıdır: Fenichel’in cevabını doğru göstermek ve o cevabın yeterliliğini başka yöntemlerle değerlendirmek. İkinci görev yapılmadı. Kaynak okumasının sonucu, “yazar böyle bir ölçüt öneriyor” düzeyinde tutulur.
Aynı pasajdan üç farklı not çıkabilir
Bize ait kurgu alıştırmada bir okuma grubunun üç üyesi aynı bölümü özetliyor. Birinci notta “Kabul ediyorsa yorum doğrudur” yazıyor. İkinci not “İtiraz ediyorsa direnç vardır; bu da yorumu doğrular” diyor. Üçüncü not ise “Fenichel ilk tepkiyi tek başına ölçüt saymıyor; yorumun zamanını ve sonraki süreci de dikkate alıyor” biçiminde kuruluyor.
İlk iki not, kitabın tartışmayı açmak için verdiği itirazı veya tek bir tepkiyi nihai cevap haline getiriyor. Üçüncü not kaynağın önerisini daha doğru temsil ediyor, fakat o da açıklamanın bugünkü bilimsel geçerliğini kanıtlamıyor. Alıştırmanın amacı bir kişiye tanı koymak değil, yazarın aktardığı itirazla kendi cevabını birbirinden ayırmak.
Bu ayrım, Psikofiloloji’de iddia kaydının neden gerekli olduğunu gösterir. “Kim söylüyor?”, “Hangi bağlamda söylüyor?” ve “Bunu neye dayanarak ileri sürüyor?” soruları kayıtta görünür olduğunda, okur açıklamanın nerede başladığını ve nerede bittiğini takip edebilir.
İlişkinin kendisi de açıklamaya katılıyor
Yöntem bölümünün aktarım tartışması, yorumun yalnız sözcükleri çözmekten ibaret olmadığını gösterir. Fenichel, eski tutumların analistle ilişkide yeniden yaşanmasını hem anımsamaya karşı direnç hem de geçmişin anlaşılması için bir olanak olarak ele alır. Bu çift işlev atlandığında aktarım yalnız bir hata veya yalnız yararlı malzeme gibi görünür.
Aynı çerçevede analistin kendi tepkileri de sorun haline gelebilir. Fenichel’in karşı transferans anlatımında vurgu, analistin kendi çözümlenmemiş eğilimlerinin yorumunu bozma olasılığı üzerindedir. Bu tarihsel konumu, karşı aktarımın bütün dönemlerdeki anlamıyla eşitlemiyoruz. Sitedeki mevcut geniş madde korunurken, bu kitaptaki kullanım ona ayrı bir kaynak bağlamı olarak eklenebilir.
Bir okuma disiplini olarak yorum
Bu bölümden çıkarılabilecek editoryal çalışma biçimi, yorum yapmaktan vazgeçmek değil, yorumun hangi adımlarla kurulduğunu görünür hale getirmektir. Gözlenen veya anlatılan malzeme, önerilen anlam, kişinin tepkisi ve yazarın doğruluk ölçütü tek bir cümlede birbirine karıştırılmamalıdır.
Bu yazı yalnız yüklenen Türkçe baskının seçilmiş pasajlarıyla hazırlanmış tarihsel okuma taslağıdır. Fenichel’in kaynakçada gösterdiği asıl çalışmalar ayrıca okunmuş değildir; güncel klinik doğrulama ve bağımsız uzman incelemesi yapılmadı. Metin terapi uygulaması, öz-tanı alıştırması veya bir başkasının itirazını geçersizleştirme aracı olarak sunulmaz.
English abstract
This article follows Fenichel’s discussion of the fundamental rule, interpretation and criteria of correctness. It distinguishes a proposed meaning from the person’s first response, and reports his emphasis on timing, subsequent associations and change. An original reading exercise demonstrates attribution without presenting the historical criteria as an independently validated clinical test.
Kavramlar ve kaynak bağlamları
- Psikoanaliz: kuramın konusu ve yöntemi · Kavram Pasaportu
- Bilinç: farkındalık ve dinamik güç ayrımı · Kavram Pasaportu
- Bilinçdışı: tek tür olmayan alan · Kavram Pasaportu
- Temel kural ve serbest çağrışım · Kavram Pasaportu
- Yorum: içerik, zamanlama ve sınama · Kavram Pasaportu
- Direnç · Kavram Pasaportu
- Transferans · Kavram Pasaportu
- Karşı transferans · Kavram Pasaportu
Kaynak
Otto Fenichel, Nevrozların Psikoanalitik Teorisi. Çeviri: Dr. Selçuk Tuncer. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kitaplar Serisi No. 98. Bornova–İzmir: Ege Üniversitesi Matbaası, 1974. Özgün eser telifi: 1945.