PsikofilolojiZihin · Dil · İnsan
F01 · Fenichel okuma dizisi

Dürtü mü, içgüdü mü? Fenichel’de bir çeviri sorunu

Bir sözcüğü değiştirmek bazen bütün açıklamayı değiştirir. Fenichel’in Trieb, amaç, obje ve kaynak ayrımlarını kendi bağlamı içinde okumak.

Tarihsel kaynak okuması ve özgün eğitim içeriği. Kaynak açıklaması, yazarın tutumu ve editoryal örnekler ayrı gösterilir. Güncel klinik doğrulama veya bağımsız uzman incelemesi tamamlanmış değildir; tanı, tedavi ya da mesleki yetki belgesi sunulmaz.

Önce kelimeyi değil, ayrımı görelim

Kaynağa dayalı okuma

Bir psikoloji metninde aynı kelimenin tekrar etmesi, her yerde aynı sorunun konuşulduğunu düşündürebilir. Oysa Otto Fenichel’in Nevrozların Psikoanalitik Teorisi adlı eserinde “içgüdü” sözcüğünü izlemek, önce bir çeviri sorununa, ardından bir sınıflandırma tartışmasına götürür. Bu yazının sorusu hangi kelimenin tek başına doğru olduğu değil, yazarın hangi anlam farkını korumaya çalıştığıdır.

Selçuk Tuncer, çevirinin önsözünde edebî akıcılıktan önce aslına bağlılığı gözettiğini, İngilizce metinle Fransızca çeviriyi karşılaştırdığını ve yerleşmiş psikoanalitik terimleri korumayı tercih ettiğini açıklar. Dolayısıyla kullandığı sözcükleri bugünkü bir karşılık listesiyle topluca değiştirmek, bu çevirinin taşıdığı tartışmayı görünmez kılabilir. Bu seçkide kaynak terimi ile okuru yönlendirmek için kullandığımız başlık ayrı kaydedilir.

Fenichel (1974), Çevirenin önsözü · ÇEVİRENİN ÖNSÖZÜ · basılı s. ön sayfalar · PDF s. 7

Trieb, değişmez bir kalıp demek mi?

Kaynağa dayalı okuma

Fenichel II. bölümde, Freud’un kullandığı Almanca Trieb ile İngilizce instinct arasında tam eşanlamlılık bulunmadığını belirtir. İkinci sözcüğün kalıtımsal ve değişmez bir örüntüyü çağrıştırdığını; ilkinde ise amaç ve objenin çevresel güçlerin etkisiyle değişebilmesinin önemli olduğunu söyler. Bu fark, çevrenin kuramda sonradan eklenen bir süs değil, açıklamanın parçası olarak kalması açısından önemlidir.

Buradaki vurgu, insan davranışının tüm ayrıntılarını bir sözcükle açıklamak değildir. Fenichel, Trieb’i değişmez bir davranış kalıbı gibi okuyunca Freud’un ne söylediğinin de yanlış anlaşılabileceğini savunur. Bu, yazarın metin içindeki açıklamasıdır. Bizim eklediğimiz okuma kuralı ise şudur: bir terimi aktarırken yalnız karşılığını değil, hangi karşıtlıktan ayrıldığını da göstermek.

Fenichel (1974), II · Trieb–instinct ayrımı · basılı s. 9 · PDF s. 25

Amaç, obje ve kaynak aynı soru değildir

Kaynağa dayalı okuma

V. bölümde tartışma üç ayrı kavrama açılır. Fenichel’in tanımında amaç, doyuma götüren özel eylemle; obje, bu amaca ulaşmayı sağlayan araçla; kaynak ise dürtünün doğduğu somatik koşulla ilişkilidir. Kaynak, dışarıda görülen herhangi bir uyarıcıyla basitçe eşitlenmez. Bu üç başlık aynı cümlede yer alabilir, fakat aynı işlevi görmez.

Yazar, kaç içgüdü ayırt edileceği sorusunun da sınıflandırma ölçütüne bağlı olduğunu belirtir. Amaçtan hareket etmekle kaynaktan hareket etmek aynı düzeni vermez. Kendisi kaynak bakımından sınıflandırmayı tercih ederken fizyolojik bilginin yetersizliğini de açıkça kaydeder. Bu son cümleyi atlayıp yalnız tanımları almak, metnin sahip olmadığı bir tamamlanmışlık görüntüsü yaratır.

Burada “bilmiyoruz” anlamındaki sınır, açıklamanın dışında bir dipnot değildir. Hangi sınıflandırmanın yapılabileceğini doğrudan etkiler. Bu yüzden Psikofiloloji kaydında hem önerilen ayrım hem de onu uygulamayı sınırlandıran bilgi eksikliği birlikte bulunur.

Fenichel (1974), V · İÇGÜDÜ NEDİR? · basılı s. 48, 49 · PDF s. 64, 65

Bir çeviri kartını birlikte okuyalım

Özgün editoryal açıklama ve kurgu örnek

Özgün kurgu örnekte Dila ile Arda, bu kitabın sözlük kartını hazırlıyor. Dila kartın başına yalnız “içgüdü = doğuştan gelen sabit davranış” yazıyor. Arda ise terimi hemen “dürtü” ile değiştiriyor ve başka açıklama eklemiyor. İki kart da henüz kaynakta kurulan farkı göstermiyor. Birincisi, yazarın itiraz ettiği değişmezliği tanımın içine yerleştiriyor; ikincisi doğru sözcüğü seçtiğini varsayarak gerekçeyi görünmez bırakıyor.

Kartın daha dikkatli biçimi üç satırlı olabilir: “Kitaptaki terim: içgüdü / Trieb”; “Kaynakta vurgulanan ayrım: amaç ve objenin değişebilirliği”; “Sınır: bu kayıt resmî veya bütün kuramlarda geçerli bir çeviri eşlemesi değildir.” Bu örnek bize ait bir yazım alıştırmasıdır, kitaptan alınmış vaka değildir. Okurun öğrendiği şey bir kişinin gizli güdüsünü çözmek değil, bir metindeki ayrımı korumaktır.

Fenichel (1974), II · Trieb–instinct ayrımı · basılı s. 9 · PDF s. 25; Fenichel (1974), V · İÇGÜDÜ NEDİR? · basılı s. 48, 49 · PDF s. 64, 65

Fenichel’in anlattığı her görüş onun görüşü değil

Kaynağa dayalı okuma

Aynı bölümün devamı, bir başka okuma hatasını gösterir. Fenichel önce Freud’un içgüdü sınıflamalarındaki değişimi ve ölüm içgüdüsü ile eros açıklamasını aktarır. Ardından ayrı bir eleştiri başlığı açar. O başlıkta, anlatılan olguları açıklamak için ayrı bir ölüm içgüdüsü varsayımını gerekli ve yararlı bulmadığını savunur.

Bu itiraz saldırganlığın bulunmadığı iddiası değildir. Fenichel, saldırganlığın daima daha önce gelen kendini tahrip eğiliminin dışa yönelmesinden doğduğunun kanıtlanamayacağını ileri sürer. Dolayısıyla “Fenichel ölüm içgüdüsünü anlatıyor” doğru fakat eksik bir kayıttır. “Fenichel ölüm içgüdüsünü savunuyor” ise bu pasajın düzenini bozar. Kayda hem aktarılan görüşün sahibini hem aktaran yazarın tutumunu koymak gerekir.

Fenichel (1974), V · İçgüdülerin sınıflandırılması; ölüm içgüdüsü kavramının eleştirisi · basılı s. 51, 52, 53, 54 · PDF s. 67, 68, 69, 70

Değişebilirlik, süblimasyon bölümünde geri dönüyor

Kaynağa dayalı okuma

Amaç ve obje ayrımı IX. bölümde yeniden işe yarar. Fenichel, süblimasyonu tek bir özel mekanizma olarak tanımlamaz; uygun deşarjın yalnız engellenmesi yerine amaç veya objenin değişmesini öne çıkarır. Ardından cinsellikten arınma, ego değişikliği ve idantifikasyonla ilişki gibi kendi kuramına ait koşulları tartışır. Bu nedenle kavramı yalnız “kötü bir enerjiyi iyi bir işe çevirmek” biçiminde sunmak, hem mekanizma ayrımını hem tarihsel çerçeveyi daraltır.

Bölümler arasındaki bağ tam burada görünür: terim tartışması ayrı bir sözlük merakı değildir; sonraki mekanizma açıklamasını nasıl okuyacağımızı değiştirir. Buna karşılık bir etkinliğin sanat, iş veya başka bir üretim olması, bu kitap üzerinden o etkinliğin hangi ruhsal süreçle ortaya çıktığını tek başına belirlemez.

Fenichel (1974), IX · Savunmaların sınıflandırılması; süblimasyon · basılı s. 130, 131, 132 · PDF s. 147, 148, 149

Sitede nasıl bir bilgi kalacak?

Kaynağa dayalı okuma

Bu okuma sonucunda tek kelimelik bir hüküm değil, üç ayrı kayıt kalır: çeviride korunan terim; Fenichel’in bu terimle kurduğu ayrım; bizim kaynaklar arasında gezinmek için kullandığımız başlık. Bunlar görünür olduğunda okuyucu hem metni anlayabilir hem açıklamanın sınırını izleyebilir.

Bu yazı, 1974 Türkçe baskının seçilmiş pasajlarına dayanan tarihsel bir okuma taslağıdır. Freud ve Marmor gibi yazarların kitapta anılan asıl yayınları burada ayrıca incelenmiş değildir. Fenichel’in açıklamasını doğru aktarmak ile onun her iddiasını güncel bilimsel kanıtla doğrulamak farklı işler olarak bırakılmıştır.

English abstract

This source-bounded reading examines Fenichel’s distinction between Trieb and instinct in the 1974 Turkish translation. It separates aim, object and source, then follows the difference between Freud’s reported classification and Fenichel’s criticism. It does not claim that one Turkish or English word establishes an official conceptual equivalence.

Editorial abstract only, not a full English translation. No independent language review is claimed.

Kavramlar ve kaynak bağlamları

Kaynak

Otto Fenichel, Nevrozların Psikoanalitik Teorisi. Çeviri: Dr. Selçuk Tuncer. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kitaplar Serisi No. 98. Bornova–İzmir: Ege Üniversitesi Matbaası, 1974. Özgün eser telifi: 1945.