Burns’ün önerdiği bakış
İyi Hissetmek’in temel öğretim hamlesi, bir olayla o olaya verilen anlamı birbirinden ayırmaktır. Burns, zihne hızla gelen değerlendirmeleri otomatik düşünceler olarak anlatır. Ardından düşünme örüntülerini sınıflandırır: tek olaydan geniş bir sonuç çıkarmak, başka birinin zihnini bildiğini varsaymak veya bir duyguyu doğruluk kanıtı saymak bu örnekler arasındadır. Bu bölümün okura sunduğu pratik soru, yalnızca ne hissettiği değil, o sırada olana hangi anlamı verdiğidir.
Ancak kitabın açıklaması her yerde aynı ölçülülükte değildir. Bazı pasajlarda depresyonun her zaman çarpıtılmış düşüncelerden doğduğu söylenir; duygular hakkında da geçersizlik dili kullanılır. Bunları görmezden gelerek kitabı bugünün daha yumuşak diliyle konuşuyormuş gibi aktarmak doğru olmaz. Kaynağı anlamak, hem işe yarayan ayrımını hem de mutlak açıklamalarını görünür tutmayı gerektirir. Buradaki inceleme bu ikisini ayırır.
Üç cümle, üç ayrı inceleme
Tamamen kurgu bir örnek düşünelim. Bir gönüllü, müze tanıtımındaki tarih bilgisini yanlış söylediğini sonradan fark ediyor. İlk cümle, “Tanıtımda tarih bilgisini yanlış söyledim.” İkinci cümle, “Utandım.” Üçüncü cümle ise “Beni dinleyen herkes artık bana güvenmiyor.” Bunları tek bir yanlış düşünce paketi saymak, öğrenmenin önünü kapatır. İlk cümle kayıttan kontrol edilebilir. İkinci cümle kişinin yaşantısını bildirir. Üçüncü cümle ise başka insanların görüşleri hakkında geniş bir çıkarımdır.
Bir düzeltme, utancın gerçek olmadığını kanıtlamaz. Dinleyicilerin hepsinin ne düşündüğünü bilmediğimizi söylemek de yapılan hatayı ortadan kaldırmaz. Daha kullanışlı ayrım şudur: Hangi bilgi elimizde var, hangi yaşantı bildirilmiş ve hangi sonuç eklenmiş? Bu ayrım, hem kişinin kendisini dinlemesine hem de gerçek bir hatayı onarmasına alan açar. Duygunun varlığı ile duygunun eşlik ettiği açıklamanın doğruluğu aynı soruya yanıt değildir.
Dengeli yanıt bir iltifat olmak zorunda değil
Örnekteki kişiye “Herkes sana hayran kaldı” demek de başka insanların zihnini kanıtsız biçimde okumaktır. Olumlu olması, cümleyi daha sağlam yapmaz. Bir alternatif, “Bir bilgiyi yanlış aktardım; bunu düzeltebilirim. Dinleyenlerin tamamının benim hakkımdaki görüşünü bilmiyorum” olabilir. Bu yanıt ne kusursuzluk iddia eder ne de bütün kişiliği bir hataya indirger.
Burns’ün mantıklı yanıt bölümündeki önemli ayrımlardan biri de budur: Amaç, yalnızca teselli eden bir ifade bulmak değildir. Kitap, alternatifin inandırıcı ve gerçekçi olmasına önem verir. Bizim öğretim taslağımız bu noktayı, alternatif düşüncenin hangi bilgiyi kullandığını ve hangi belirsizliği koruduğunu sorarak geliştirir. “Daha iyi hissettim” sonucuyla “daha iyi gerekçe kurdum” sonucunu da aynı kabul etmeyiz. Bir kişi düşüncesini daha ölçülü ifade ettiği halde hâlâ üzgün olabilir.
Bir müdahale noktası bütün nedenler değildir
WHO’nun depresyon açıklaması sosyal, psikolojik ve biyolojik etkenlerin karmaşık etkileşimini vurgular. Bu dış kaynak çerçevesi, kitabın tek nedenli cümlelerini güncel bir genel tanım olarak kullanmamamızın nedenidir. Bu cümle Burns’e aitmiş gibi yeniden yazılmaz; ayrı bir karşılaştırma notudur. [E04]
Bir sorunun belirli bir yanına müdahale edilebilmesi, o yanın sorunu tek başına yarattığını göstermez. Bu mantıksal ayrım, düşünce çalışmasını değersizleştirmeden nedensel iddiasını sınırlar. Kişinin koşulları, güvenliği veya bedensel güçlüğü hakkında yalnızca düşünce kaydından sonuç çıkarmak için yeterli bilgi yoktur.
Öğrenme ölçütümüz
Bu konudaki alıştırmalarımız, kişinin ne kadar mutlu olduğuna puan vermez. Öğrenenden bir cümlede gözlem, yaşantı ve çıkarımın nerede bulunduğunu göstermesini ister. Bir yorumu çürütmek için başka bir kanıtsız yorum üretip üretmediğini de inceler. Böylece amaç “bütün olumsuz düşünceleri yakalamak” yarışından çıkar, daha dikkatli açıklama kurmaya dönüşür.
Bu çalışma, duyguları susturma talimatı veya depresyon tedavisinin yerine geçen bir program değildir. Bir başkasına “Bu yalnızca senin çarpıtman” demek için yetki de vermez. Öğrenme için daha iyi başlangıç, bir duygunun anlatılmasına izin verirken onun etrafında kurulan açıklamaları saygılı biçimde incelemektir. Kaynak okumasından taşımak istediğimiz beceri, kendimize ya da başkasına yeni etiketler bulmak değil, değerlendirmelerimizin sınırlarını fark etmektir.
English abstract
This critical reading separates the reality of an emotional experience from the evidence for an interpretation. It also distinguishes a useful therapeutic focus from a complete causal account of depression.
Kaynak izi ve inceleme sınırları
- B04 · David D. Burns, İyi Hissetmek, Psikonet, 24. basım, 2016. Basılı s. 51–64 · PDF 53–66.
- B04 · David D. Burns, İyi Hissetmek, Psikonet, 24. basım, 2016. Basılı s. 69–71 · PDF 71–73.
- B04 · David D. Burns, İyi Hissetmek, Psikonet, 24. basım, 2016. Basılı s. 85–86 · PDF 87–88.
- E04 · Depressive disorder (depression) · World Health Organization